Erzurum’un divit kalem minareli camisi görenleri hayran bırakıyor

Erzurum’daki Darülfünun Camii, divit kalem formundaki çift minaresiyle ziyaretçilerini hayran bırakıyor.

04 Ağu 2026 - 10:50 YAYINLANMA

Erzurum’daki Darülfünun Camii, divit kalem formundaki çift minaresiyle ziyaretçilerini hayran bırakıyor.


Atatürk Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan Türkiye’de ve dünyada benzerine az rastlanan mimarisiyle öne çıkan cami, üniversiteyi simgeleyen kalem formundaki minareleriyle vatandaşlarca "Kalem Cami" olarak da anılıyor.


Yakutiye ilçesindeki Atatürk Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Darülfünun Camii, klasik cami mimarisinden farklı tasarımıyla görenlerin ilgisini çekiyor. 2014 yılında ibadete açılan cami, yaklaşık 21 metre yüksekliğinde ve 2,5 metre çapındaki divit kalem şeklindeki çift minaresiyle ziyaretçilerini hayran bırakıyor.


İsmini Osmanlı döneminde "üniversite" anlamında kullanılan "Darülfünun" kelimesinden alan camide, minarelerin de eğitimin sembollerinden biri olan divit kalem formunda yapılması dikkat çekiyor. Osmanlı ve Selçuklu motifleriyle bezenen yaklaşık 4 bin 300 kişi kapasiteli camide engelli vatandaşlar için özel abdest alma alanları ve ibadet bölümleri de bulunuyor. Kurulan görüntü sistemiyle arka saflardaki cemaatin de imamı rahatlıkla takip edebilmesi, abdesthane ve tuvaletlerde sıcak su imkânı da sunulan cami, mimarisi kadar teknolojik donanımıyla da dikkat çekiyor.



"Divit kalem eğitimin temel direklerinden biriydi"


Darülfünun Camii’nin inşaat mühendisi Fevzi Çakmak, caminin her ayrıntısının eğitim ve ilim düşüncesi üzerine tasarlandığını belirterek, divit kalemin Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde ilmin en önemli sembollerinden biri olduğunu söyledi.


Yazma eserlerin ortaya çıkmasında divit kalemin büyük emeği bulunduğunu ifade eden Çakmak, "Biz de burada eğitim noktasında öğrencilere geçmişi hatırlatmak istedik. Bu camide klasik Osmanlı mimarisini tercih etmedik. Özellikle kubbeyi Selçuklu tarzında tasarladık. Erzurum’un Selçuklu’nun ilk şehirlerinden biri olması nedeniyle caminin içerisinde Selçuklu yıldızına yer verdik, desenlerde de bunu ön plana çıkardık. O dönemde medreselerde eğitim görenlerin tamamı eserlerini divit kalemle yazıyordu. Bundan dolayı farklı bir tarz ortaya koyduk" dedi.


İlk tasarım aşamasında klasik minarelerin önerildiğini dile getiren Çakmak, "Osmanlı’dan beri gelen ve modern Türk mimarisinde uygulanan cami tarzları vardı. Ancak ben özellikle farklı bir tarz işlemeye çalıştım. Eskinin eğitime verdiği önemi minareye yansıtmak istedik. Çünkü Atatürk Üniversitesi Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri. Bu düşünceden hareketle minareleri divit kalem şeklinde tasarladık" diye konuştu.



"Üniversite camisi olduğu için adı Darülfünun"


2014 yılından bu yana Darülfünun Camii’nde imam olarak görev yapan Yakup Bayram ise caminin isminin ve mimarisinin birbirini tamamladığını söyledi.


Osmanlıca’da üniversite anlamına gelen "Darülfünun" isminin bilinçli olarak tercih edildiğini ifade eden Bayram, "Buraya Darülfünun isminin verilmesinin en önemli nedeni üniversite camisi olmasıdır. Osmanlıca’da üniversite Darülfünun demektir. Nasıl ki Darülaceze ve Darüşşifa gibi isimler varsa burası da üniversite olduğu için bu ismi almıştır" dedi.


Ziyaretçilerin en çok minarelerle ilgili soru sorduğunu belirten Bayram, "Vatandaşlarımız zaman zaman ’Hocam minareye çıkabilir miyiz, neden böyle yapılmış?’ diye soruyor. Ben de burasının üniversite camisi olduğunu, eski Türkçede üniversitenin Darülfünun anlamına geldiğini anlatıyorum. Minarelerin kalem şeklinde yapılmasının sebebi de buranın ilimle uğraşılan bir kurumun camisi olmasıdır. Bu nedenle minareler divit kalem şeklinde tasarlanmıştır" ifadelerini kullandı.

Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: